"sea legs" in Turkish
Definition
Hareket eden bir gemide dengede durup yürüyebilme yeteneği. Ayrıca yeni bir ortama veya duruma alışmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik dilde kullanılır. Genellikle 'get/have/find your sea legs' kalıbıyla geçer. Yüzme yeteneğiyle ilgili değil, alışma ve dengeyle ilgilidir.
Examples
After a few hours on the boat, I finally got my sea legs.
Teknede birkaç saat geçirdikten sonra sonunda **deniz bacağı**mı kazandım.
She lost her sea legs as soon as the waves got bigger.
Dalgalar büyür büyümez **deniz bacağı**nı kaybetti.
It takes time to find your sea legs when you start a new job.
Yeni bir işe başlayınca **deniz bacağı**nı bulmak zaman alır.
Don't worry if you feel dizzy—everyone needs a while to get their sea legs.
Başın dönerse endişelenme — herkesin **deniz bacağı** kazanması biraz zaman alır.
Once I'd found my sea legs, I could walk around the deck without holding on.
Bir kez **deniz bacağı**mı bulunca, güvertede tutunmadan yürüyebildim.
I'm still getting my sea legs with this new software—everything feels strange.
Bu yeni yazılımda hâlâ **deniz bacağı**mı alıyorum—her şey garip geliyor.