"scuppered" in Turkish
Definition
Bir planı veya projeyi aniden başarısızlığa uğratmak veya gerçekleşmesini engellemek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok plan veya fırsatların beklenmedik şekilde bozulmasında, gündelik konuşmada kullanılır; fiziksel nesneler için kullanılmaz.
Examples
The rain scuppered our picnic plans.
Yağmur piknik planlarımızı **suya düşürdü**.
His injury scuppered his chances of playing in the final.
Sakatlığı onun finalde oynama şansını **bozdu**.
The deal was scuppered at the last minute.
Anlaşma son anda **suya düştü**.
Unexpected costs completely scuppered the project.
Beklenmedik maliyetler projeyi tamamen **bozdu**.
Our holiday plans were scuppered when my passport got lost.
Pasaportum kaybolunca tatil planlarımız **suya düştü**.
They thought everything was ready, but a sudden strike scuppered the launch.
Her şey hazır sanmışlardı ama ani bir grev lansmanı **suya düşürdü**.