Herhangi bir kelime yazın!

"scrapheap" in Turkish

hurda yığını

Definition

Eski, kırık veya istenmeyen eşyaların (özellikle metal veya araba) atıldığı yer. Ayrıca, artık faydalı veya değerli olmayan şeyler ya da kişiler için mecazi anlamda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Hem gerçek nesneler için hem de mecaz anlamda, değersiz görülen insanlar veya fikirler için kullanılır. 'scrapheap'e atılmak', 'scrapheap'e terk edilmek' gibi deyimler vardır.

Examples

The old car was sent to the scrapheap.

Eski araba **hurda yığınına** gönderildi.

Many broken bikes end up on the scrapheap.

Pek çok bozuk bisiklet **hurda yığınına** gider.

He threw the old tools onto the scrapheap.

Eski aletleri **hurda yığınına** attı.

After the merger, many workers feared they would be left on the scrapheap.

Birleşmeden sonra birçok çalışan **hurda yığınına** atılmaktan korktu.

Is the typewriter destined for the scrapheap in the digital age?

Dijital çağda daktilo **hurda yığınına** mı gidecek?

Not every old idea belongs on the scrapheap.

Her eski fikir **hurda yığınına** gitmeyi hak etmez.