"scallop" in Turkish
Definition
Tarakabalığı, yelpaze şeklinde kabuğu olan ve genellikle deniz mahsulü olarak yenilen bir kabuklu deniz canlısıdır. Ayrıca tasarımda ya da kumaşta dalgalı kenar anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Tarakabalığı' genellikle yenilebilen deniz ürünü anlamındadır. Tasarımda 'scalloped edge' dalgalı kenar demektir. 'Escalope' (ince et dilimi) ile karıştırmayın. 'Izgara tarakabalığı', 'scalloped patates' gibi ifadelerde görürsünüz.
Examples
We ate grilled scallops at the restaurant.
Restoranda ızgara **tarakabalığı** yedik.
A scallop has a fan-shaped shell.
Bir **tarakabalığı**nın kabuğu yelpaze şeklindedir.
They sell fresh scallops at the market every morning.
Her sabah pazarda taze **tarakabalığı** satıyorlar.
Could you pass me the scallops? They smell amazing.
**Tarakabalığı**nı uzatır mısın? Harika kokuyorlar.
The bride's dress had a beautiful scalloped edge on the sleeves.
Gelinliğin kollarında çok güzel bir **kabarık** kenar vardı.
I ordered the pan-seared scallops with lemon butter sauce.
Limonlu tereyağ soslu tavada kızarmış **tarakabalığı** sipariş ettim.