"saving grace" in Turkish
Definition
Genel olarak kötü bir durumda, durumu biraz olsun iyi gösteren ya da tek olumlu tarafı olan şeydir.
Usage Notes (Turkish)
'Tek teselli' genellikle, neredeyse tamamen olumsuz bir durumda az da olsa iyi olan şey için kullanılır. Büyük değişiklikler için kullanılmaz.
Examples
The playground's only saving grace is the big shade tree.
Parkın tek **tesellisi** büyük gölgeli ağaçtı.
His kindness was her saving grace during hard times.
Zor zamanlarda onun nazikliği, onun **tek tesellisi** oldu.
The movie was boring, but the music was its saving grace.
Film sıkıcıydı, ama müzik onun **tek tesellisi**ydi.
My job is stressful; the flexible hours are the only saving grace.
İşimin tek **tesellisi** esnek çalışma saatleri.
Sarah doesn’t like the city, but her friends are her saving grace.
Sarah şehri sevmiyor ama arkadaşları onun **tek tesellisi**.
The party was a disaster; the dessert table was its saving grace.
Parti tam bir felaketti; tek **tesellisi** tatlı masasıydı.