"save your life" in Turkish
Definition
Birinin ölmesini engellemek veya tehlikeli durumda hayatta kalmasını sağlamak. Bazen çok yararlı veya önemli bir şey için abartılı olarak da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gerçek tehlike anında ('doktor hayatını kurtardı') veya bir şeyin aşırı derecede faydalı olduğunu abartmak için kullanılır ('bu uygulama hayatını kurtarır'). Tavsiye ve hikayelerde sık geçer.
Examples
Wearing a seatbelt can save your life.
Emniyet kemeri takmak **hayatını kurtarabilir**.
Call 911 immediately if you need someone to save your life.
Biri **hayatını kurtarmalıysa** hemen 911'i ara.
Doctors work hard every day to save your life.
Doktorlar her gün **hayatını kurtarmak** için çok çalışıyor.
That quick thinking might just save your life one day.
Böyle hızlı düşünmek bir gün **hayatını kurtarabilir**.
Seriously, water before bed will save your life after a big party.
Cidden, büyük bir partiden sonra yatmadan önce su içmek **hayatını kurtarır**.
Read the instructions—knowing what to do could save your life in an emergency.
Talimatları oku—acil durumda ne yapacağını bilmek **hayatını kurtarabilir**.