"save face" in Turkish
Definition
İtibarını veya onurunu korumak için utanmaktan veya saygı kaybetmekten kaçınmaya çalışmak.
Usage Notes (Turkish)
'Yüzünü kurtarmak' hem resmi hem gündelik konuşmada kullanılır; genellikle hata veya utançtan sonra onuru korumak anlamındadır.
Examples
He lied to save face after making a mistake.
Hata yaptıktan sonra **yüzünü kurtarmak** için yalan söyledi.
She apologized to save face in front of her friends.
Arkadaşlarının önünde **yüzünü kurtarmak** için özür diledi.
The boss tried to save face after the project failed.
Proje başarısız olunca patron **yüzünü kurtarmaya** çalıştı.
He made an excuse to save face when he forgot her name.
Adını unuttuğunda, **yüzünü kurtarmak** için bir bahane uydurdu.
They worked together to help their company save face during the scandal.
Skandal sırasında şirketlerinin **yüzünü kurtarmasına** yardımcı olmak için birlikte çalıştılar.
Sometimes people will do anything to save face, even if it means admitting only part of the truth.
Bazen insanlar **yüzünü kurtarmak** için, gerçeğin sadece bir kısmını itiraf etmeye bile razı olur.