"sashay" in Turkish
Definition
Kendine güvenli, dikkat çekici ve bazen gösterişli şekilde yürümek. Genellikle modellikte veya havalı yürüyüşler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve hafif alaycı ya da eğlenceli bir tondadır; 'salına salına odaya girdi' gibi kalıplarda geçer.
Examples
She likes to sashay across the stage.
Sahne üzerinde **salına salına yürümeyi** sever.
The model sashayed down the runway.
Model, podyumda **salına salına yürüdü**.
He sashayed into the room with confidence.
Odaya kendinden emin bir şekilde **salına salına girdi**.
She just sashayed right past the crowd like she owned the place.
Kalabalığın yanından sanki oranın sahibiymiş gibi **salına salına geçti**.
Don't just sashay in here without saying hello!
Buraya **salına salına gelip** selam vermeme!
He tried to sashay away, but everyone was watching him.
O **salına salına uzaklaşmaya** çalıştı ama herkes ona bakıyordu.