"saddle with" in Turkish
Definition
Birisine istenmeyen bir sorumluluk, yük veya problem vermek.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi ve olumsuz anlamda kullanılır; genellikle 'debt' veya 'extra work' gibi kelimelerle birlikte geçer. İstenmeyen sorumluluklar için uygundur.
Examples
He was saddled with a lot of debt after the business failed.
İş başarısız olunca ona çok borç **yüklendi**.
She does not want to be saddled with extra work.
O, ekstra iş **yüklemek** istemiyor.
The new manager was saddled with many old problems.
Yeni müdüre birçok eski problem **yüklendi**.
I always end up saddled with everyone else’s chores at home.
Evde her zaman başkalarının işlerini ben **üstlenmek zorunda kalıyorum**.
Somehow, we got saddled with organizing the whole event.
Bir şekilde, bütün etkinliği organize etme işi **bize yüklendi**.
Don’t let them saddle you with their mistakes.
Onların hatalarını sana **yüklemesine** izin verme.