"run the risk" in Turkish
Definition
Bir şeyi yaparak olumsuz veya tehlikeli bir sonuca yol açma ihtimalini kabul etmek.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim, uyarı yapılırken veya olası sonuçlar konuşulurken kullanılır. 'run the risk of' yapısıyla kullanılır. 'take the risk' ile karıştırma, çünkü anlam farkı vardır.
Examples
If you leave your bag unattended, you run the risk of losing it.
Çantanızı başıboş bırakırsanız, kaybetme **riskini alırsınız**.
People who smoke run the risk of health problems.
Sigara içenler sağlık sorunları yaşama **riskini alır**.
If you don't study, you run the risk of failing the exam.
Çalışmazsan sınavda kalma **riskini alırsın**.
We don't want to run the risk of getting caught, so let's be careful.
Yakalanma **riskini almak** istemiyoruz, bu yüzden dikkatli olalım.
By not locking your doors, you run the risk of getting robbed.
Kapıları kilitlemezseniz, soyulma **riskini alırsınız**.
I knew I would run the risk of upsetting her by telling the truth.
Doğruyu söyleyerek onu üzme **riskini aldığımı** biliyordum.