Herhangi bir kelime yazın!

"run aground" in Turkish

karaya oturmakçıkmaza girmek (mecazi)

Definition

Bir tekne ya da geminin istemeden sığda veya karada sıkışıp kalmasıdır. Mecazi olarak, bir plan veya projenin ilerlememesi veya başarısız olması durumunda da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla gemi ve tekneler için kullanılır; bazen mecazi olarak projeler veya planlarda tıkanma için de geçerli. 'the ship ran aground' sık rastlanan bir örnektir. 'run aground of the law' nadiren kullanılır.

Examples

The ship ran aground near the coast.

Gemi kıyıya yakın bir yerde **karaya oturdu**.

The fishing boat ran aground on some rocks.

Balıkçı teknesi bazı kayalara **karaya oturdu**.

Several boats ran aground during the storm.

Fırtına sırasında birkaç tekne **karaya oturdu**.

Our holiday plans ran aground when our flight was canceled.

Uçuşumuz iptal olunca tatil planlarımız **çıkmaza girdi**.

Negotiations ran aground after weeks with no agreement.

Haftalarca anlaşma olmayınca müzakereler **çıkmaza girdi**.

If you’re not careful, your project could run aground just like theirs did.

Dikkatli olmazsanız, projeniz de onlarınki gibi **çıkmaza girebilir**.