"rule out" in Turkish
Definition
Bir şeyin mümkün olmadığını veya seçenek olmadığını kararlaştırmak; bir olasılığı elemek.
Usage Notes (Turkish)
Tıp, hukuk, sorun çözme gibi alanlarda sıkça kullanılır; 'kural' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The doctor could rule out the flu after the test.
Doktor testten sonra gribi **ihtimal dışı bırakabildi**.
We can't rule out more rain tomorrow.
Yarın daha fazla yağmur yağmasını **ihtimal dışı bırakamayız**.
The police quickly ruled out John as a suspect.
Polis hızla John'u şüphelilerden **elemiş** oldu.
You can't rule out the possibility that he just forgot.
Sadece unuttuğu ihtimalini **elememelisin**.
Don't rule out joining us for dinner later!
Daha sonra bize akşam yemeğinde katılmayı **ihtimal dışı bırakma!**
She was disappointed, but she hasn't ruled out trying again.
Hayal kırıklığına uğradı ama tekrar denemeyi henüz **elemiş** değil.