"romanticizing" in Turkish
Definition
Bir şeyi olduğundan daha güzel, cazip veya kusursuz göstermek; genellikle sadece olumlu yönlerine odaklanarak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ilişkiler, mekanlar, geçmiş dönemler veya zorluklar hakkında konuşulurken kullanılır. Olumsuz yanlarını görmezden gelme anlamı taşır ve resmi/akademik ortamlarda sık geçer.
Examples
She keeps romanticizing her time at university and forgetting the hard parts.
Üniversite yıllarını sürekli **romantize ediyor** ve zorlukları unutuyor.
Many people are romanticizing life in big cities.
Birçok insan büyük şehirde yaşamayı **romantize ediyor**.
We shouldn't be romanticizing unhealthy relationships.
Sağlıksız ilişkileri **romantize etmemeliyiz**.
Stop romanticizing the 'good old days'—things weren't always better back then.
'Eski güzel günleri' **romantize etmeyi** bırak—o zamanlar her zaman daha iyi değildi.
He has a habit of romanticizing difficult experiences to make them sound exciting.
Zorlu deneyimleri heyecanlı gelsin diye **romantize etme** alışkanlığı var.
There's nothing wrong with dreaming, but romanticizing every challenge can set you up for disappointment.
Hayal kurmakta sorun yok, ancak her zorluğu **romantize etmek** hayal kırıklığına yol açabilir.