Herhangi bir kelime yazın!

"righting" in Turkish

düzeltmedoğrultma

Definition

Bir şey devrildiğinde tekrar dik duruma getirme veya bir hatayı/adaletsizliği düzeltme işi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle teknik veya resmi durumlarda ('gemi doğrultma' gibi) kullanılır. Hataları düzeltmek için çoğu zaman 'düzeltmek' yaygındır.

Examples

She spent hours righting the fallen books on the shelf.

O, saatlerce raftan düşen kitapları **düzeltti**.

The captain focused on righting the ship after the storm.

Kaptan, fırtınadan sonra gemiyi **doğrultmaya** odaklandı.

They are righting mistakes in the report.

Onlar rapordaki hataları **düzeltiyor**.

After tripping over the chair, he quickly started righting it before anyone noticed.

Sandalyeye takılıp düşünce, kimse fark etmeden hemen onu **düzeltmeye** başladı.

The organization is dedicated to righting social injustices in the community.

Bu kuruluş, toplumdaki sosyal adaletsizlikleri **düzeltmeye** adanmıştır.

He spent the afternoon righting his wrongs by apologizing to everyone he had hurt.

O, öğleden sonrasını hata yaptığı herkesten özür dileyerek yanlışlarını **düzeltmekle** geçirdi.