"rickety" in Turkish
Definition
Köhne bir şey zayıf, kötü yapılmış veya dengesizdir ve kolayca yıkılabilir. Özellikle eski mobilya, bina veya araçlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok eski eşyalar için gayriresmî şekilde kullanılır; insanlar için kullanılmaz. 'rickety chair', 'rickety bridge', 'rickety old car' gibi örneklerle sıkça karşılaşılır. Hem eski oluşu, hem de bozuk olma riskini belirtir.
Examples
The rickety chair broke when I sat on it.
O **köhne** sandalye oturduğumda kırıldı.
They crossed a rickety bridge over the river.
Onlar nehrin üstünden **sallantılı** bir köprüyle geçti.
The old car is really rickety now.
O eski araba artık gerçekten **köhne** durumda.
You probably shouldn't use that rickety ladder — it looks unsafe.
O **sallantılı** merdiveni kullanmamalısın — güvensiz görünüyor.
His bike is so rickety that it rattles every time he rides it.
Onun bisikleti o kadar **köhne** ki sürdükçe sallanıyor.
The old house looked charming, but inside it was completely rickety.
O eski ev dışarıdan hoştu ama içerisi tamamen **köhne** idi.