Herhangi bir kelime yazın!

"resonating" in Turkish

yankılanıyorkarşılık buluyor

Definition

Derin ve berrak bir sesin bir süre devam etmesi veya güçlü bir duygusal etki ya da bağlantı yaratması.

Usage Notes (Turkish)

Teknik (fizik, müzik) ve duygusal bağlamlarda kullanılır. 'resonating with someone' biriyle duygusal bağlantı kurmak anlamındadır. Sadece sesle sınırlı değildir.

Examples

The sound of the bell is still resonating in the hall.

Zil sesi hâlâ salonda **yankılanıyor**.

Her speech is resonating with many students.

Konuşması birçok öğrenciyle **karşılık buluyor**.

Music from the concert is still resonating in my mind.

Konserdeki müzik hâlâ zihnimde **yankılanıyor**.

That idea has really been resonating with the team lately.

O fikir son zamanlarda ekipte gerçekten **karşılık buluyor**.

His words kept resonating with me long after the meeting ended.

Toplantı bittikten sonra bile onun sözleri uzun süre benimle **yankılandı**.

The message was clear, resonating with everyone in the room.

Mesaj netti, odadaki herkesle **karşılık buldu**.