"resonate with" in Turkish
Definition
Bir şey sizi duygusal olarak etkilediğinde veya özel bir anlam taşıdığında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Duygusal ya da kişisel durumlarda kullanılır. 'Bir hikaye bana çok dokundu.' gibi cümlelerde yaygındır.
Examples
Her story really resonates with me.
Onun hikayesi gerçekten **duygusal olarak etkiledi** beni.
Many people resonate with this song.
Birçok insan bu şarkı ile **duygusal olarak bağ kuruyor**.
The movie's message resonated with the audience.
Filmin mesajı izleyicilerde **yankı uyandırdı**.
I didn't expect that poem to resonate with me so much, but it did.
O şiirin beni bu kadar **duygusal olarak etkilemesini** beklememiştim, ama oldu.
His struggles really resonate with my own experiences growing up.
Onun yaşadıkları gerçekten benim büyüme deneyimlerimle **yankı buluyor**.
Sometimes a simple quote can resonate with you for years.
Bazen basit bir alıntı yıllarca sizde **yankı uyandırabilir**.