"relayed" in Turkish
Definition
Bilgi veya mesajı bir kişiden veya yerden başka birine iletmek. Genellikle detay, talimat veya haber aktarmada kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla resmi ve nötr ortamlarda, 'mesajı iletti', 'talimatı aktardı' şeklinde kullanılır. 'Rely' (güvenmek) ile karıştırmayınız.
Examples
She relayed the news to her colleagues.
O, haberi meslektaşlarına **iletti**.
The teacher relayed the instructions to the students.
Öğretmen talimatları öğrencilere **aktardı**.
He relayed my message to his manager.
O, mesajımı müdürüne **iletti**.
Everything I said was carefully relayed to the rest of the team.
Söylediğim her şey ekipteki diğer üyelere dikkatlice **iletilmişti**.
The event updates were relayed live to viewers around the world.
Etkinlik güncellemeleri, dünya genelindeki izleyicilere canlı olarak **iletilmişti**.
I relayed your concerns, so management is aware now.
Endişelerini **ilettim**, yönetim artık haberdar.