"rein in" in Turkish
Definition
Bir şeyi (özellikle davranış ya da harcamaları) sınırlamak veya kontrol altına almak. Fazlalığı önlemek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'rein in costs', 'rein in anger' gibi ifadelerde sıkça kullanılır. Bir şey aşırıya kaçıyorsa dizginlemek anlamına gelir.
Examples
Parents sometimes need to rein in their children's behavior.
Ebeveynlerin bazen çocuklarının davranışlarını **dizginlemesi** gerekir.
The company decided to rein in spending this year.
Şirket bu yıl harcamaları **dizginlemeye** karar verdi.
You should rein in your excitement before the meeting.
Toplantıdan önce heyecanını **kontrol altına almalısın**.
We really need to rein in all these extra expenses.
Bu ekstra harcamaların hepsini gerçekten **dizginlememiz** gerekiyor.
The coach told him to rein in his temper on the field.
Antrenör ona sahada öfkesini **dizginlemesini** söyledi.
If you don't rein in your spending, you'll run out of money.
Eğer harcamalarını **dizginlemezsen**, paran bitecek.