"reconcile with" in Turkish
Definition
Bir tartışmadan sonra biriyle tekrar iyi geçinmek ya da zor bir gerçeği veya durumu kabullenmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî bir ifadedir; konuşmada kişiler için 'barışmak', durumlar için 'kabullenmek' denir. Genellikle kişi veya soyut kavramlarla kullanılır.
Examples
He tried to reconcile with his brother after their fight.
Kavga ettikten sonra kardeşiyle **barışmak** için çabaladı.
It can be hard to reconcile with someone you hurt.
Kırdığınız biriyle **barışmak** zor olabilir.
She needs time to reconcile with her loss.
O kaybını **kabullenmek** için zamana ihtiyacı var.
After years apart, they finally managed to reconcile with each other.
Yıllar sonra nihayet birbirleriyle **barışmak** başardılar.
It's not easy to reconcile with the idea that things will never be the same.
Her şeyin asla eskisi gibi olmayacağını **kabullenmek** kolay değil.
Sometimes, you just have to reconcile with reality and move on.
Bazen sadece gerçeği **kabullenmek** ve yoluna devam etmek gerekir.