Herhangi bir kelime yazın!

"reconcile to" in Turkish

kabullenmekalışmak

Definition

Değiştiremeyeceğiniz zor veya tatsız bir durumu kabul edip buna zihinsel olarak hazırlıklı olmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmî veya duygusal ortamlarda kullanılır. Kişilerle barışmak anlamında değil, bir durumu veya gerçeği içselleştirip kabul etmek anlamında kullanılır.

Examples

After losing his job, he had to reconcile to a new way of life.

İşini kaybettikten sonra, yeni bir hayata **kabullenmek** zorunda kaldı.

She couldn't reconcile to the idea of moving far from home.

Evden uzaklara taşınma fikrini bir türlü **kabullenemedi**.

It took time for the children to reconcile to their new school.

Çocukların yeni okula **alışması** zaman aldı.

He finally reconciled to living in the city after years in the countryside.

Yıllarca köyde yaşadıktan sonra, sonunda şehirde yaşamayı **kabullendi**.

It's hard for her to reconcile to the fact that things won't go back to how they were.

Onun için, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını **kabullenmek** zor.

You have to reconcile to some disappointments in life.

Hayatta bazı hayal kırıklıklarını **kabullenmek** zorundasın.