"recognising" in Turkish
Definition
Daha önce gördüğünüz, duyduğunuz veya deneyimlediğiniz birini veya bir şeyi tanımak; ayrıca bir şeyi doğru ya da geçerli kabul etmek.
Usage Notes (Turkish)
'Tanımak' insanları veya nesneleri bilmek/içgüdüsel tanımak için, 'kabul etmek' ise başarıları veya doğruları onaylamak için kullanılır. 'Farkına varmak' (realising) ile aynı değildir. Hem resmi hem gündelik dilde kullanılır.
Examples
She had trouble recognising her teacher outside of school.
Okul dışında öğretmenini **tanımakta** zorlandı.
I am recognising more English words every day.
Her gün daha fazla İngilizce kelimeyi **tanıyorum**.
The child smiled after recognising his mother’s voice.
Çocuk, annesinin sesini **tanıyınca** gülümsedi.
More companies are recognising the importance of work-life balance.
Daha fazla şirket, iş-yaşam dengesinin önemini **kabul ediyor**.
I walked right past him without recognising him.
Onu **tanımadan** yanından geçip gittim.
They're finally recognising all the hard work you've put in.
Sonunda tüm emeğinin **kabul edildiğini** görmektesin.