"receded" in Turkish
Definition
Önceki konumdan geri çekilmek veya zamanla daha az belirgin, daha zayıf veya daha hafif hale gelmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmî ya da betimleyici kullanımlarda, özellikle 'su', 'saç çizgisi' veya 'anı' ile birlikte kullanılır. Birinin yürüyerek uzaklaşmasını anlatmak için kullanılmaz.
Examples
The floodwaters receded after three days.
Sel taştan sular üç gün sonra **çekildi**.
His hairline has slowly receded over the years.
Yıllar içinde saç çizgisi yavaş yavaş **geri çekildi**.
The pain in her leg finally receded.
Bacağındaki ağrı sonunda **azaldı**.
By morning, the storm had receded into distant memories.
Sabah olduğunda fırtına **uzak anılara karıştı**.
Once the crowd receded, the park was quiet again.
Kalabalık **çekilince** park tekrar sessizleşti.
The sound of the music slowly receded as we walked away.
Biz uzaklaşırken müziğin sesi yavaşça **azaldı**.