"recalibrate" in Turkish
Definition
Bir cihazı, makineyi veya sistemi daha doğru veya etkili çalışması için tekrar ayarlamak veya kalibre etmek.
Usage Notes (Turkish)
Teknik, bilimsel veya kişisel hedeflerin tekrar ayarlanmasında kullanılır. Gündelik konuşmada değil, daha çok resmi veya teknik alanlarda geçerlidir.
Examples
The technician had to recalibrate the machine after the software update.
Teknisyen, yazılım güncellemesinden sonra makineyi **yeniden kalibre etmek** zorunda kaldı.
You should recalibrate the thermometer for accurate results.
Doğru sonuçlar için termometreyi **yeniden kalibre etmelisin**.
Every few months, the lab staff recalibrates the instruments.
Her birkaç ayda bir, laboratuvar çalışanları aletleri **yeniden kalibre eder**.
After a long break, it took me some time to recalibrate my daily routine.
Uzun bir aradan sonra, günlük rutinimi **yeniden ayarlamak** biraz zaman aldı.
We need to recalibrate our expectations based on the new data.
Yeni verilere göre beklentilerimizi **yeniden ayarlamamız** gerekiyor.
If things aren’t working, sometimes you just have to recalibrate and try a different approach.
İşler yolunda gitmiyorsa, bazen **yeniden kalibre etmek** ve farklı bir yol denemek gerekir.