Herhangi bir kelime yazın!

"raise the bar" in Turkish

standartı yükseltmekçıtayı yükseltmek

Definition

Beklenen seviye veya standartı artırmak; başarıya ulaşmayı daha zor ve rekabetçi hale getirmek.

Usage Notes (Turkish)

Günlük konuşmada, özellikle iş, spor ya da kendini geliştirme alanlarında sıkça kullanılır. 'raise the roof' ile karıştırmayın.

Examples

The school decided to raise the bar for student performance.

Okul, öğrenci başarısı için **standartı yükseltmeye** karar verdi.

New safety rules raise the bar for construction companies.

Yeni güvenlik kuralları, inşaat şirketleri için **standartı yükseltiyor**.

The coach wants to raise the bar for the team next season.

Antrenör, gelecek sezon takım için **çıtayı yükseltmek** istiyor.

You always raise the bar for yourself, and that's why you keep improving.

Sen her zaman kendin için **çıtayı yükseltiyorsun** ve bu yüzden gelişiyorsun.

They really raised the bar with this new phone—nothing else compares.

Bu yeni telefon ile gerçekten **çıtayı yükselttiler**—hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.

Every time we think we've caught up, our competitors raise the bar again.

Her ne zaman yetiştik desek, rakiplerimiz yine **çıtayı yükseltiyor**.