"put years on" in Turkish
Definition
Birini daha yaşlı göstermek, genellikle stres, hastalık veya zor bir deneyim nedeniyle; birinin birden yaşlanmış gibi görünmesine veya hissetmesine neden olmak.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi, çoğunlukla yaşlandıran olay sonrasında (örn. 'bu haber onu yaşlandırdı.') Gerçek yaş artışı için kullanılmaz.
Examples
Losing his job really put years on him.
İşini kaybetmek gerçekten **onu yaşlandırdı**.
That illness has put years on her face.
O hastalık onun yüzünde gerçekten **yaş bıraktı**.
Worrying too much can put years on you.
Çok fazla endişe etmek **seni yaşlandırabilir**.
All that responsibility has put years on me lately.
Bütün bu sorumluluklar son zamanlarda **beni yaşlandırdı**.
That breakup really put years on her overnight.
O ayrılık bir gecede gerçekten **onu yaşlandırdı**.
You can see how the stress of caring for his parents has put years on him.
Anne babasına bakmanın stresi, onun nasıl **yaşlandığını** gösteriyor.