"pursuant" in Turkish
Definition
Bir yasanın, kuralın veya yönergenin gereği olarak bir şeyin yapıldığını belirtmek için resmî ve hukuki alanlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Sadece resmî yazışmalar, iş ve hukuk belgelerinde kullanılır; Türkçede 'kanun uyarınca' gibi ifadelerle benzerlik taşır.
Examples
The contract was signed pursuant to the new law.
Sözleşme yeni yasa **uyarınca** imzalandı.
Pursuant to your request, I have attached the document.
Talebiniz **doğrultusunda** belgeyi ekledim.
The company acted pursuant to government regulations.
Şirket devlet yönetmelikleri **uyarınca** hareket etti.
All employees must submit reports pursuant to Section 5.
Tüm çalışanlar, 5. Bölüm **uyarınca** rapor vermelidir.
Pursuant to our discussion, the meeting will be held next Monday.
Görüşmemiz **doğrultusunda**, toplantı önümüzdeki Pazartesi yapılacaktır.
These changes were made pursuant to customer feedback.
Bu değişiklikler, müşteri geri bildirimleri **doğrultusunda** yapıldı.