"prorate" in Turkish
Definition
Bir maliyeti, ücreti veya tutarı, herkes için eşit olmayacak şekilde kullanım süresi ya da alınan paya göre adil olarak bölmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle faturalandırma, finans veya kontratlarda kullanılır. Örneğin, 'prorate your rent' ifadesi, kira bedelini kalan gün sayısına göre bölmek anlamına gelir. 'Allocate' ile karıştırmayın; 'allocate' her zaman orantılı olmayabilir.
Examples
We will prorate your rent if you move in after the 1st of the month.
Ayın 1'inden sonra taşınırsanız, kiranızı **orantılı olarak böleceğiz**.
The fee will be prorated based on how long you use the service.
Ücret, hizmeti ne kadar kullandığınıza göre **orantılı olarak bölünecek**.
If you cancel early, we will prorate your refund amount.
Erken iptal ederseniz, iade tutarınız **orantılı olarak hesaplanacaktır**.
Can you prorate my gym membership since I joined halfway through the month?
Ayın ortasında katıldığım için, spor salonu üyeliğimi **orantılı olarak bölebilir misiniz**?
Since you only worked three days, your paycheck will be prorated.
Sadece üç gün çalıştığınız için maaşınız **orantılı olarak hesaplanacaktır**.
Don’t worry, we’ll prorate the cost if you decide to upgrade your plan later.
Endişelenmeyin, planınızı yükseltmeye karar verirseniz, maliyeti **orantılı olarak böleceğiz**.