Herhangi bir kelime yazın!

"presupposes" in Turkish

önceden varsaymakön koşul olarak almak

Definition

Bir şeyin kanıtı olmadan doğru veya gerçek olduğunu kabul etmek; tartışma ya da hareket için temel almak.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve akademik tartışmalarda kullanılır. Sıradan tahminlerden farklıdır, temel varsayım ve inançlara işaret eder.

Examples

The argument presupposes that all the data is accurate.

Bu argüman, tüm verilerin doğru olduğunu **önceden varsayıyor**.

Her plan presupposes that we have enough time.

Onun planı, yeterince zamanımız olduğunu **önceden varsayıyor**.

This theory presupposes that people act rationally.

Bu teori, insanların mantıklı davrandıklarını **önceden varsayıyor**.

He presupposes trust in every relationship, which isn't always realistic.

O, her ilişkide güven olacağını **önceden varsayıyor**, bu her zaman gerçekçi değil.

The new rule presupposes everyone will follow directions without question.

Yeni kural, herkesin hiç sorgulamadan yönergeleri takip edeceğini **önceden varsayıyor**.

Saying 'let's meet at the café' presupposes we both know which one.

'Kafede buluşalım' demek, ikimizin de hangi kafeden bahsettiğimizi **önceden varsayıyor**.