Herhangi bir kelime yazın!

"press in" in Turkish

içeri sıkışmak

Definition

Yer az iken, genellikle diğer insanlar veya eşyalar arasından içeri girmek veya sıkışmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmi olmayan, kalabalıkta insanlar veya nesneler için kullanılır; 'press on' (devam etmek) ile karıştırmayın.

Examples

People began to press in at the entrance as the doors opened.

Kapılar açılınca insanlar girişte **içeri sıkışmaya** başladı.

Kids tried to press in to see the magic show up close.

Çocuklar, sihirbazlık gösterisini yakından görmek için **içeri sıkışmaya** çalıştı.

We had to press in together to fit into the small elevator.

Küçük asansöre sığmak için birlikte **içeri sıkışmamız** gerekti.

Fans began to press in around the celebrity, all trying to get a photo.

Hayranlar, fotoğraf çekmek için ünlünün etrafına **sıkışmaya** başladı.

As the storm came, the sheep started to press in for warmth.

Fırtına çıkınca koyunlar, ısınmak için **sıkıştı**.

I could barely move as everyone pressed in from all sides on the crowded train.

Kalabalık trende herkes her taraftan **içeri sıkışınca** neredeyse hareket edemedim.