"pound on" in Turkish
Definition
Bir şeyi tekrar tekrar ve kuvvetlice (çoğunlukla ellerle) vurmak; genellikle dikkat çekmek veya aciliyeti göstermek için yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan, yoğun ve güçlü bir vurmayı belirtir. Genellikle kapıya veya masaya dikkat çekmek için yapılır. Hafif tıklatmalar için kullanılmaz.
Examples
He pounded on the door until someone answered.
Birisi cevap verene kadar kapıya **şiddetle vurdu**.
The child pounded on the table to get attention.
Çocuk dikkat çekmek için masaya **şiddetle vurdu**.
Don't pound on the computer; it might break.
Bilgisayara **şiddetle vurma**, bozulabilir.
She started to pound on the window when she saw her friend outside.
Arkadaşını dışarıda görünce camı **şiddetle vurmaya başladı**.
People were pounding on their desks during the protest.
Protesto sırasında insanlar masalarına **şiddetle vuruyordu**.
If you pound on the vending machine, it's not going to work any better.
Otomata **şiddetle vurursan**, daha iyi çalışmaz.