"portents" in Turkish
Definition
Bunlar, özellikle kötü veya önemli bir şeyin gelecekte olacağına dair işaret veya uyarıdır.
Usage Notes (Turkish)
"Kehanetler", "alametler" veya "işaretler" genellikle edebi ve resmi dilde kullanılır, özellikle negatif ya da ciddi olaylar için kullanılır. 'Portents of disaster' gibi kalıplar mümkündür. Günlük konuşmada nadir kullanılır.
Examples
The dark clouds were portents of the coming storm.
Kara bulutlar yaklaşan fırtınanın **alametleriydi**.
People in ancient times believed in portents to guide their actions.
Antik çağda insanlar hareketlerini yönlendirmek için **kehanetlere** inanırlardı.
The strange sounds were considered portents of bad luck.
Garip sesler kötü şansın **alameti** olarak kabul edilirdi.
Some see the market crash as one of many economic portents.
Bazıları piyasa çöküşünü birçok ekonomik **kehanetten** biri olarak görüyor.
She ignored the portents and went on with her plans anyway.
O, **alametleri** görmezden gelerek planlarına devam etti.
The villagers whispered about the odd weather, fearing it was one of the portents of disaster.
Köylüler tuhaf hava hakkında fısıldaştı, bunun felaketin **alametlerinden** biri olmasından korktular.