"portentous" in Turkish
Definition
Önemli ya da kötü bir olayın olacağı hissi veren, veya çok ciddi, ağırbaşlı ya da gösterişli biçimde yapılan bir şeyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Çok resmi ve edebî bir sözcüktür. Sıklıkla 'portentous silence', 'portentous announcement' gibi ifadelerde, uğursuzluk ya da aşırı ciddiyet anlamında kullanılır. Gündelik konuşmada nadiren geçer.
Examples
The dark, portentous clouds gathered over the city.
Karanlık, **uğursuz** bulutlar şehrin üzerinde toplandı.
He spoke in a portentous voice about the future.
O, gelecek hakkında **ağırbaşlı** bir ses tonuyla konuştu.
A portentous silence filled the room before the news.
Haberler gelmeden önce odayı **uğursuz** bir sessizlik doldurdu.
His portentous manner made everyone nervous, as if something terrible was about to happen.
Onun **ağırbaşlı** tavrı herkesi tedirgin etti; sanki kötü bir şey olacak gibiydi.
The director's announcement was delivered in a portentous tone that caught everyone's attention.
Yönetmenin duyurusu, herkesin dikkatini çeken **gösterişli** bir tonla yapıldı.
Sometimes his speeches sound more portentous than inspiring.
Bazen konuşmaları ilham vericiden çok **gösterişli** gelir.