Herhangi bir kelime yazın!

"poorhouse" in Turkish

düşkünler evi

Definition

Düşkünler evi, geçmişte çok yoksul insanların barınıp temel ihtiyaçlarını karşılayabildiği bir binadır. Özellikle Britanya ve ABD'de kullanılmıştır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla tarihte veya edebiyatta geçen bir terimdir, modern kuruluşlar için kullanılmaz. 'end up in the poorhouse' çok fakirleşmek anlamında abartılı şekilde kullanılır.

Examples

In the 1800s, many people lived in the poorhouse.

1800'lerde birçok insan **düşkünler evinde** yaşıyordu.

The town built a poorhouse for those without homes.

Kasaba, evsizler için bir **düşkünler evi** inşa etti.

Children sometimes lived in the poorhouse with their families.

Çocuklar bazen aileleriyle birlikte **düşkünler evinde** yaşardı.

If we keep spending like this, we'll end up in the poorhouse!

Böyle harcamaya devam edersek **düşkünler evine** düşeceğiz!

The story takes place in a poorhouse in Victorian England.

Hikaye, Viktorya dönemi İngiltere'sindeki bir **düşkünler evinde** geçiyor.

"Poorhouse" used to be a real place—now it's just a saying when people talk about losing all their money.

Bir zamanlar **düşkünler evi** gerçek bir yerdi—şimdi ise tüm parasını kaybetmekten bahsedildiğinde kullanılan bir deyim.