"play second fiddle" in Turkish
Definition
Bir başkasına kıyasla daha az önemli veya destekleyici bir rolde bulunmak, genellikle bir ekip ya da grupta.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan, günlük konuşmada kullanılır. Kişinin geri planda kaldığını, ikinci plana atıldığını ima eder; müzikle ilgisi yoktur.
Examples
She didn't like to play second fiddle at work.
İş yerinde **arka planda olmayı** sevmezdi.
He always has to play second fiddle to his older brother.
O, abisinden hep **ikinci planda kalıyor**.
Nobody wants to play second fiddle in the team.
Takımda kimse **ikinci planda kalmak** istemez.
I refuse to play second fiddle to someone less experienced than me.
Benden daha az tecrübeli birine **ikinci planda kalmayı** kesinlikle kabul etmem.
Sometimes you have to play second fiddle until you prove yourself.
Bazen kendini kanıtlayana kadar **arka planda kalmak** gerekebilir.
After the promotion, he didn't want to play second fiddle anymore.
Terfi sonrasında, artık **ikinci planda kalmak** istemedi.