"play a role in" in Turkish
Definition
Bir sürece, olaya veya sonuca dâhil olup etkili olmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve gayriresmi durumlarda kullanılır. 'Rol' burada işlev veya katkı anlamındadır; tiyatroda oynamak anlamı değildir. 'problem solving' gibi kullanılır.
Examples
Teachers play a role in students' success.
Öğretmenler, öğrencilerin başarısında **rol oynar**.
Diet plays a role in staying healthy.
Beslenme, sağlıklı kalmada **rol oynar**.
Luck can play a role in winning a game.
Şans, bir oyunu kazanmada **rol oynayabilir**.
Technology plays a big role in our lives these days.
Teknoloji, günümüzde hayatımızda **büyük rol oynuyor**.
Both nature and nurture play a role in how we develop as people.
Hem doğa hem yetiştirme, insan olarak gelişimimizde **rol oynar**.
She didn't realize her suggestion would play a role in changing the company's direction.
Önerisinin şirketin yönünü değiştirmede **rol oynayacağını** fark etmemişti.