"pixilated" in Turkish
Definition
Genellikle düşük çözünürlükten dolayı bir görüntüde büyük pikseller göründüğünde 'pikselli' denir. Eskiden ise tuhaf ya da eksantrik kişiler için de kullanılırdı.
Usage Notes (Turkish)
Teknoloji ve dijital konularda görüntünün bloklu, netliksiz olması anlamıyla daha çok kullanılır. Eski anlamı günümüzde nadiren görülür. 'Pixelated' ile karıştırmamaya dikkat edin.
Examples
The image became pixilated when I enlarged it too much.
Resmi çok büyüttüğümde, görüntü çok **pikselli** oldu.
This old video looks very pixilated on my computer.
Bu eski video bilgisayarımda çok **pikselli** görünüyor.
If you zoom in, the photo will get pixilated.
Yakınlaştırırsan, fotoğraf **pikselli** olur.
Her face was pixilated in the news report to protect her identity.
Kimliğini korumak için haberlerde yüzü **pikselli** yapıldı.
I love old movies, but sometimes the picture is so pixilated it's hard to watch.
Eski filmleri seviyorum ama bazen görüntü o kadar **pikselli** ki izlemek zor oluyor.
In the classic meaning, some said she was a bit pixilated—always chasing silly dreams.
Klasik anlamda, bazıları onun biraz **tuhaf** olduğunu söylerdi—hep saçma hayallerin peşindeydi.