"pitifully" in Turkish
Definition
Birinin acıma veya üzüntü hissetmesini sağlayacak şekilde; bazen zayıf, yetersiz veya hayal kırıklığı yaratacak biçimde yapılan bir şeyi de anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve betimleyici cümlelerde sık kullanılır, gündelik konuşmada nadirdir. 'pitifully small', 'pitifully weak' şeklinde kullanılır; hem gerçek acıma hem hafif eleştiri anlamı taşıyabilir, ton ve bağlama dikkat edin.
Examples
The dog looked pitifully at the empty food bowl.
Köpek, boş mama kabına **acı acı** baktı.
She cried pitifully when she lost her toy.
Oyuncağını kaybedince **acı acı** ağladı.
The plants in the garden looked pitifully small after the drought.
Bahçedeki bitkiler kuraklıktan sonra **zavallıca** küçüktü.
He pitifully tried to explain, but no one was listening.
**Zavallıca** kendini açıklamaya çalıştı ama kimse dinlemedi.
They were pitifully unprepared for the test and failed.
Sınava **zavallıca** hazırlıksızdılar ve başarısız oldular.
Their pitifully small income couldn’t cover basic expenses.
**Zavallıca** küçük gelirleri temel masrafları bile karşılayamadı.