"pinpointing" in Turkish
Definition
Bir şeyi çok hassas şekilde tespit ya da tam olarak yerini belirleme eylemi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle teknik, bilimsel ya da araştırma bağlamında kullanılır. 'Neden', 'yer', 'sorun', 'zaman' gibi ifadelerle birlikte geçer. Kaba bir tahmin değil, kesin tespit anlamı taşır.
Examples
She is pinpointing the exact cause of the problem.
O, sorunun tam nedenini **tam olarak belirliyor**.
He is good at pinpointing important details.
O, önemli detayları **tam olarak belirlemede** iyidir.
The scientist is pinpointing the location of the signal.
Bilim insanı, sinyalin yerini **tam olarak belirliyor**.
We're having trouble pinpointing where the leak is coming from.
Sızıntının nereden geldiğini **tam olarak belirlemede** zorluk yaşıyoruz.
Thanks for pinpointing what was wrong with my computer so quickly.
Bilgisayarımdaki sorunu bu kadar hızlı **tam olarak belirlediğin** için teşekkürler.
The detective spent months pinpointing the suspect’s movements.
Dedektif, şüphelinin hareketlerini **tam olarak belirlemek** için aylar harcadı.