"pile on" in Turkish
Definition
Zaten var olan bir şeye, özellikle sorunlara veya eleştirilere daha fazlasını eklemek. Bazen birçok kişinin birine karşı aynı anda eleştiriye katılması anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gündelik konuşmada kullanılır. 'pile on the criticism', 'pile on the pressure' gibi ifadelerde sık geçer. Birden fazla kişinin tepki göstermesiyle adaletsizlik ima edilebilir. 'pile up' ile karıştırmayın.
Examples
Please don't pile on more homework; I already have too much.
Lütfen daha fazla ödev **üst üste ekleme**; zaten çok fazla var.
The media began to pile on the politician after the scandal.
Skandalden sonra medya politikacıya **eleştiriye yüklenmeye** başladı.
More and more problems just seemed to pile on this week.
Bu hafta üst üste sadece daha fazla sorun **ekleniyordu** gibi göründü.
Everyone started to pile on with their complaints after the boss made that announcement.
Patron o duyuruyu yaptıktan sonra herkes şikayetleriyle **üst üste eleştiriye başladı**.
When one critic attacked the movie, others quickly piled on.
Bir eleştirmen filmi eleştirince diğerleri de hızla **eleştiriye yüklendi**.
Don't pile on—he already feels bad enough about his mistake.
**Daha fazla üstüne gitme**—zaten hatası yüzünden kendini yeterince kötü hissediyor.