"peruse" in Turkish
Definition
Bir şeyi çok dikkatli ve ayrıntılı bir şekilde okumak veya incelemek anlamına gelir. Genellikle belge, kitap veya raporlarla kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Oldukça resmidir; daha çok yazılı dilde kullanılır. Asıl anlamı dikkatlice okumaktır, ancak kimi zaman hızlıca göz gezdirmek anlamında da kullanılır – bu yüzden dikkatli olun. Genellikle belgelerle ('peruse the contract') birlikte kullanılır.
Examples
Please peruse the document before signing.
Lütfen imzalamadan önce **belgeyi** dikkatlice inceleyin.
She perused the menu before ordering her meal.
Sipariş vermeden önce menüyü **dikkatlice inceledi**.
He likes to peruse the newspaper every morning.
Her sabah gazeteyi **dikkatlice okumayı** sever.
Feel free to peruse our catalog and let us know if you have questions.
Kataloğumuzu **inceleyebilir**, sorunuz olursa bize bildirebilirsiniz.
I spent the afternoon perusing old family albums.
Öğleden sonramı eski aile albümlerini **dikkatlice inceleyerek** geçirdim.
After perusing the instructions, he realized he’d been doing it wrong.
Talimatları **dikkatlice inceledikten** sonra yanlış yaptığını fark etti.