"personage" in Turkish
Definition
Toplumda özel bir yeri olan önemli veya ünlü kişi ya da bir kitap, tiyatro veya filmdeki karakterdir; genellikle resmiyet veya ciddiyet çağrıştırır.
Usage Notes (Turkish)
Kullanımı resmi ve edebiyat veya tarih ile ilgilidir; önemli şahsiyetler veya unutulmaz karakterler için kullanılır. Günlük konuşmada genellikle 'karakter' tercih edilir.
Examples
The king was a powerful personage in the country.
Kral, ülkede çok güçlü bir **önemli şahsiyet**ti.
Each main personage in the story has a special talent.
Hikayedeki her ana **karakter**in özel bir yeteneği var.
A famous personage visited our school.
Ünlü bir **önemli şahsiyet** okulumuzu ziyaret etti.
He always acted like a grand personage at official events.
O, resmi etkinliklerde hep görkemli bir **önemli şahsiyet** gibi davranırdı.
That historical personage changed the course of history.
O tarihî **önemli şahsiyet** tarihin akışını değiştirdi.
She's not just any character—she's the most unforgettable personage in the novel.
O, sıradan bir karakter değil—romandaki en unutulmaz **karakter**.