"pensive" in Turkish
Definition
Bir kişinin ciddi veya hafif hüzünlü bir şekilde dalgın düşüncelere daldığı ruh hali.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi ve resmi anlatımlarda kullanılır. 'Pensive look' ifadesi dalgın ve biraz hüzünlü bir hâli anlatır; 'thoughtful' veya 'reflective' kavramlarıyla karıştırılmamalıdır.
Examples
He looked pensive as he stared out the window.
O, pencerenin dışına bakarken **dalgın** görünüyordu.
The child became pensive after hearing the story.
Çocuk hikayeyi duyunca **dalgınlaştı**.
She has a pensive expression in the photo.
Fotoğrafta onun **düşünceli** bir ifadesi var.
"You look pensive. What's on your mind?"
Çok **dalgın** görünüyorsun. Aklında ne var?
There was a pensive silence in the room after the news.
Haberlerden sonra odada **dalgın** bir sessizlik oluştu.
On long train rides, I often get into a pensive mood.
Uzun tren yolculuklarında sık sık **dalgın** bir ruh haline girerim.