"pedestals" in Turkish
Definition
Kaide, özellikle heykel gibi nesnelerin üzerinde durduğu tabandır. Mecazi olarak birine ya da bir şeye aşırı hayranlık duymak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok heykel ve sanat eserlerinde fiziksel destek anlamında kullanılır. 'Birini kaideye oturtmak' deyimi, birini mükemmel görmek anlamındadır.
Examples
The statues stood on tall pedestals in the park.
Heykeller parkta yüksek **kaide**lerin üstünde duruyordu.
Many old vases were displayed on wooden pedestals.
Birçok eski vazo, ahşap **kaide**ler üzerinde sergileniyordu.
There were three marble pedestals in the museum.
Müzede üç adet mermer **kaide** vardı.
Some people put celebrities on pedestals, but they’re only human.
Bazı insanlar ünlüleri **kaide**ye koyar ama onlar da sadece insandır.
After the scandal, people stopped placing politicians on pedestals.
Skandaldan sonra insanlar politikacıları **kaide**ye yerleştirmekten vazgeçti.
All the trophies were carefully arranged on glass pedestals for the ceremony.
Tüm kupalar törende cam **kaide**ler üzerinde dikkatlice dizildi.