"part and parcel" in Turkish
Definition
Bir şey bir durumun 'ayrılmaz bir parçası'ysa, ondan ayrı düşünülemez ve mutlaka o durumun içinde bulunur.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok zorunlu, ayrılmaz yönler için; nesneler için kullanılmaz. 'part and parcel of the job' gibi kalıplarla geçer, genellikle resmi ya da tarafsız tonludur.
Examples
Stress is part and parcel of being a doctor.
Stres, doktor olmanın **ayrılmaz bir parçasıdır**.
Dealing with complaints is part and parcel of customer service.
Şikayetlerle ilgilenmek müşteri hizmetlerinin **ayrılmaz bir parçasıdır**.
Travel delays are part and parcel of flying.
Seyahat gecikmeleri uçmanın **ayrılmaz bir parçasıdır**.
Getting negative feedback is just part and parcel of learning anything new.
Olumsuz geri bildirim almak, yeni bir şey öğrenmenin **ayrılmaz bir parçasıdır**.
Long hours are part and parcel of running your own business.
Uzun çalışma saatleri kendi işini yürütmenin **vazgeçilmez bir parçasıdır**.
Don’t worry—making mistakes is part and parcel of getting better.
Endişelenme—hata yapmak gelişmenin **ayrılmaz bir parçasıdır**.