"parlay into" in Turkish
Definition
Elindeki imkan veya başarıyı akıllıca kullanarak daha büyük bir başarıya ulaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla iş dünyasında ve gündelik dilde kullanılır. 'parlay X into Y' ile X imkanını akıllıca kullanarak Y elde edilmesi anlatılır; doğrudan bir dönüşüm anlamı yoktur.
Examples
She parlayed her summer job into a full-time position.
Yaz işini tam zamanlı pozisyona **dönüştürmeyi** başardı.
He hopes to parlay his skills into a successful business.
Becerilerini **değerlendirip** başarılı bir iş kurmayı umuyor.
They parlayed their small investment into a big profit.
Küçük yatırımlarını büyük bir kara **dönüştürdüler**.
With a little luck, you could parlay this opportunity into something huge.
Biraz şansla, bu fırsatı büyük bir şeye **dönüştürebilirsin**.
She managed to parlay her social media following into a book deal.
Sosyal medya takipçilerini bir kitap anlaşmasına **dönüştürmeyi** başardı.
If you network well, you can parlay even a small win into long-term success.
İyi bağlantılar kurarsan, küçük bir başarıyı bile uzun vadeli bir kazanca **dönüştürebilirsin**.