"panics" in Turkish
Definition
Aniden büyük bir korku veya kaygıya kapılıp, kendini kontrol edememek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle üçüncü tekil şahıs ('o panikler') ile kullanılır. Hafif endişeden daha kuvvetli, ani korku durumları için uygundur.
Examples
She panics if she can't find her phone.
Telefonunu bulamazsa, hemen **panikler**.
Whenever he hears thunder, he panics.
Ne zaman gök gürültüsü duysa, hemen **panikler**.
The child panics when separated from his mother.
Çocuk annesinden ayrı kalınca hemen **panikler**.
He always panics before big exams, even if he studies a lot.
Ne zaman büyük bir sınav olsa, çok çalışsa da hep **panikler**.
Whenever something goes wrong, she just panics and can't think straight.
Bir şeyler ters gittiğinde sadece **panikler** ve düzgün düşünemez.
Don't worry—if the computer freezes, no one panics, we just restart it.
Endişelenme—bilgisayar donarsa kimse **paniklemiyor**, sadece yeniden başlatıyoruz.