"outspoken" in Turkish
Definition
Kendi düşünce ve duygularını dürüst ve doğrudan ifade eden kişidir, başkalarını rahatsız etse bile.
Usage Notes (Turkish)
'Açık sözlü' genellikle dürüstlük ve cesaret anlamı taşır, fakat bazen fazla açık veya kırıcı olabilir. 'outspoken critic', 'outspoken advocate' gibi ifadelerde sıkça kullanılır. 'Çok konuşan' veya 'kaba' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
She is very outspoken about her beliefs.
O, inançları konusunda oldukça **açık sözlü**.
He is an outspoken critic of the policy.
O, bu politikanın **açık sözlü** bir eleştirmenidir.
Many people appreciate her outspoken nature.
Birçok kişi onun **açık sözlü** kişiliğini takdir eder.
Don't be surprised—he's always been outspoken about things he doesn’t like.
Şaşırma—o, hoşlanmadığı şeyler konusunda her zaman **açık sözlü** olmuştur.
Her outspoken comments often make meetings more interesting.
Onun **açık sözlü** yorumları toplantıları çoğunlukla daha ilginç yapar.
I admire how outspoken she is, even when it’s not the popular opinion.
Onun, popüler görüş olmasa bile bu kadar **açık sözlü** olmasına hayranım.