"outbound" in Turkish
Definition
Bir yerden ayrılan veya hareket eden şeyler için kullanılır; tren, uçuş, çağrı gibi.
Usage Notes (Turkish)
En çok ulaşım, lojistik ve iş dünyasında (ör. 'outbound arama', 'outbound satış') kullanılır. Zıttı 'inbound'dur.
Examples
The outbound train leaves at 7:00 a.m.
**Giden** tren sabah 7'de kalkıyor.
We checked our outbound flight before leaving for the airport.
Havaalanına gitmeden önce **giden** uçağımızı kontrol ettik.
All outbound packages are shipped daily at noon.
Tüm **giden** paketler her gün öğlen gönderilir.
Is this bus outbound or heading back into the city?
Bu otobüs **giden** mi yoksa şehre geri mi dönüyor?
My phone plan limits outbound international calls.
Telefon paketim **giden** uluslararası aramaları sınırlar.
There’s a traffic jam on all outbound routes this evening.
Bu akşam tüm **giden** yollarda trafik tıkanıklığı var.