Herhangi bir kelime yazın!

"ostentatious" in Turkish

gösterişlişatafatlı

Definition

Birinin zenginlik, bilgi veya tarzını aşırıya kaçarak dikkat çekmek amacıyla sergilemesi.

Usage Notes (Turkish)

Genelde olumsuz ve eleştirel anlamda, 'display', 'behavior', 'lifestyle' gibi ifadelerle birlikte kullanılır. 'Showy'den daha olumsuz ve güçlü bir anlam taşır.

Examples

His ostentatious car attracted everyone's attention.

Onun **gösterişli** arabası herkesin dikkatini çekti.

The house was decorated in a very ostentatious style.

Ev çok **gösterişli** bir tarzda dekore edilmişti.

She wore an ostentatious necklace to the party.

Partiye **gösterişli** bir kolye taktı.

He makes ostentatious displays of generosity but rarely helps anyone in private.

Cömertliğini **gösterişli** bir şekilde sergiler ama özelde pek kimseye yardım etmez.

Their wedding was so ostentatious it felt more like a show than a celebration.

Düğünleri o kadar **gösterişliydi** ki kutlamadan çok bir gösteri gibiydi.

I find his taste in clothes a bit too ostentatious for everyday life.

Giyim tarzı gündelik hayat için biraz fazla **gösterişli** geliyor bana.